Archive for Ocak, 2010

Dış Gebelik

Salı, Ocak 19th, 2010

Dış Gebelik

Yumurtalık yolu içinde oluşan gebeliğe dış gebelik denir. Laporoskopi denilen yöntemle delikler açılarak yapılabildiği gibi normal sezeryan şeklindede yapılabilir.

Gebeliğin gelişimi sırasında tüpün yırtılması ile oluşan kanamayı önlemek için bu dış gebelik sonlandırılmalıdır.  Ameliyatla tüpün ve gebelik mahsülün alınması ( Salpingectomie ) gerekebileceği gibi sadece gebelik ürününü almak ta ( Linear salpingostomie) mümkün olabilir.

Ameliyat acil olarak genel anestezi altında yapılır ve 30-60 dakika kadar sürer. Ameliyat genelikle karına 3 adet delik açılarak laporscopie ile yapılabildiği  gibi açık operasyon şeklinde de yapılır. Hastahanede ortalama 2 gün kadar kalınır.

Kaynak: Kadinsagligi.com

Kadın Hastalıkları ve Kadın Sağlığı

Myomlar

Salı, Ocak 19th, 2010

Myoma Uteri ve Fibromyoma yada Fibroid rahimin kendisinin veya damarlarının düz kaslarından veya içindeki bağdokusundan, gelişen iyi huylu bir tümördür. Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık 2/5’inde ve ençok 40 ve 50’li yaş gruplarındaki kadınlarda izlenmektedir. Çocuk istemi olan kadınlarda myom bulunması daha özel ve dikkatli takibi gerektiren bir durumdur.

Risk faktörleri nelerdir ?
Myomların oluşması için çeşitli risk faktörleri araştırılmıştır. En önemli risk faktörleri; hiç doğum yapmamış olmak, yumurtlamanın olmamasına bağlı olarak gelişen karşılanmamış östrojen yapımı, şişmanlık ve ırktır. İdeal vücut ağırlığının üzerindeki her 10 kilogram için risk %10 artmaktadır. Beyaz kadınlarda siyah ırka göre yaklaşık 4 kat daha sık görülmektedir. Myomu olan hastalarda genellikle ailenin diğer kadınlarında da miyom vardır.Bu da myomların gelişiminde bazı kalıtsal faktörlerin rol oynamasına bağlıdır. Bazı çalışmalarda myomu olan kadınlarda bazı kromozomlardaki kırılmaların daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Rahimde myom gelişimi riskini azaltan en önemli faktör ise doğum kontrol hapı kullanımıdır. (daha fazla…)

Normal Doğum

Salı, Ocak 19th, 2010

Normal doğum hakkında bilmeniz gerekenler

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci girls.gif evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.

Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.

(daha fazla…)

Sezeryan mı normal doğum mu?

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

 Sezeryan mı, Normal Doğum mu?  Hamile kalan her bayanı ,birazda babaları katarsak yeni anne ve baba adaylarını       9 ay boyunca en çok düşündüren konu doğumun nasıl olacağıdır. Özellikle ilk hamilelikte hamile bayan doğumda neyle karşılaşacağını ,hangisinde neler hissedeceğini bilmemekte sezeryanın mı yoksa normal doğumun mu daha iyi olacağına karar verememekte,arkadaşları,aile büyükleri,daha evvel bebek sahibi olmuş kişilerin söyledikleri ile bir o tarafa ,bir bu tarafa meyil etmekte ,panik ve heyecan içinde bir çıkar yohttp://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2009/11/bebek5.jpgl aramaktadırlar.Peki ne ne zaman yapılmalı,nasıl karar verilmeli? kime danışmalı?Tabiki bu konudaki yol göstericiniz ,daha doğrusu karar verecek ve kararı size onaylatacak kişi hekiminizdir.

Çünkü sizin ne istediğiniz veya neye inandığınızdan çok önemli olan ,neyin gerekli olduğu veya sezeryanın mı yoksa normal doğumun mu hem anneye hem de bebeğe o anki pozisyon içinde faydalı olacağıdır.

Hemen her gebelikte başlangıçta yapılan kontrollerde bir özellik yoksa doğumun normal doğum olarak yapılması planlanmalı,eğer gebelik sırasında veya son dakikalarda bir problem ortaya çıkarsa sezeryana dönülünebilinmelidir .Yani başlangıçta özel bir durum yoksa şu veya bu olacak diye kesinkes şartlanılmamalıdır,çünkü doğum anında veya yaklaştıkça her şey değişebilir,oluşabilecek sıkıntılara göre kararlarda değişebilmektedir.

(daha fazla…)

Rahim Ağzı Kanseri

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

 

Rahim Ağzı Kanseri Nedir?
Rahim ağzı kanseri rahim ağzı anormal hücre çoğalmasıdır. Rahim ağzı kanseri yaşamı tehdit edebilen ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmezse bu anormal hücreler rahim ağzı kanseri öncüllerine ve kansere dönüşebilir. Çoğunlukla bu uzun yıllar alır; ancak nadir durumlarda bir yıl içinde de gelişebilir.

Rahim ağzı kanserinin en önemli sonucu ölüm olabileceği gibi, tedavi edilse dahi doğurganlığı engelleyebilir.

Rahim Ağzı Kanserinin Nedeni Nedir?
Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tümü Human Papillomavirüs (HPV) adı verilen bir virüsün belirli tiplerinden kaynaklanır. Tedavi edilmezse, bu anormal hücreler bazen kanser hücrelerine dönüşebilir.

    

Nasıl Korunmalıyım ?Rahim Ağzı Kanseri

Korunma amaçlı aşı yaptırma

HPV ve belirli tiplerinin neden olduğu rahim ağzı kanseri, genital siğiller ve diğer hastalıklardan aşıyla korunabilmek mümkündür.

Her aşıda olduğu gibi, bu aşı da hastalığa yakalanmadan önce yapılması gereken, koruyucu bir aşıdır.

Aşıyla ilgili bilmeniz gerekenler

· Aşıyla; rahim ağzı kanseri, kanser öncesi lezyonlar ve genital siğillere karşı koruma sağlayabilirsiniz.
· Aşı 3 doz olarak, 6 aylık süre içinde, koldan uygulanmaktadır.
· Amerika, Avustralya ve Avrupa’daki birçok ülkede zorunlu aşı programına dahil edilen aşı, ülkemiz de dahil 80′den fazla ülkede onay alarak uygulanmaktadır.

Aşı hakkında daha fazla bilgi için doktorunuza danışın.

Doktor Kontrolü ve PAP Testi
Etkin koruma için düzenli doktor kontrolü ve PAP testi yaptırmak çok önemlidir. Aşı yaptırdıktan sonra da düzenli doktor kontrolü ve PAP testi yaptırmaya devam etmelisiniz.

Bildiklerinizi Herkese Anlatın
Rahim ağzı kanserine HPV adlı bir virüsün neden olduğunu ve HPV’nin neden olduğu rahim ağzı kanseri, genital siğiller ve diğer hastalıklara karşı AŞI ile koruma sağlayabileceğinizi artık siz de biliyorsunuz. Lütfen bildiklerinizi herkese anlatın, böylece “ben biliyorum” diyenler çoğalsın.

Göğüs Kanseri

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

En hızlı yayılan tür olan meme kanseri, Türkiye’de her yıl 30 bin kadının baş belası oluyor. Doktorlar ‘kadınlar meme kanserine karşı kendilerini muayene etmeli’ diyor.

Kanser türleri arasında dünyada ve Türkiye’de yayılma hızı en yüksek olanı meme kanseri. Kırk yıl önce yirmi kadından birinde görülen meme kanseri, günümüzde sekiz kadından birinin baş belası oluyor. Buna karşılık rahim kanserleri ise etkisini iyice kaybetti. Bu kanser türünden ölüm artık neredeyse sıfırlandı. Bunun nedeni erken teşhis. Türkiye’de her yıl 30 bin kadının yakalandığı meme kanserini erken teşhis etmenin ipuçları var. Meme Vakfı’nın kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Can Gürbüz, “Meme kanserine yakalanmayı önleyen bir yöntem yok, buna karşı en önemli silah erken teşhis, mamagrofi, ve kendi kendine muayene” diyor.

20 Yaşını Aşmış Her Kadın Kendini Muayene Etmeli
Prof. Dr. Can Gürbüz, meme kanserinde en önemli risk faktörünün yaş olduğunu belirtiyor. Yaşı ellinin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının, yaşı ellinin altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla olduğunu belirten Dr. Gürbüz, “Adet görmeye erken başlanması, menopoza geç girilmesi, 30 yaşından sonra doğum yapılması, östrojen hormonu tedavisi, doğum kontrol hapları, alkol, şişmanlık ve yağlı beslenme, meme kanseri risk faktörleri arasındadır.

(daha fazla…)